|
SON DAKİKA
BİR ÜNİVERSİTESİ – MERSİN ETKİNLİĞİ
Harun Arslan harunarslan33@hotmail.com
Geçtiğimiz gün Mersin Üniversitesi ile Mersin Dil ve Edebiyat
Derneği’nin ortaklaşa bir etkinliği düzenlendi. Bu etkinlik Üniversite
ile kentin ortak yaptığı bir etkinliği olarak çok önemli ve maalesef de
ender yapılan etkinliklerden biri.
Etkinliğin ertesi günü bir radyo söyleşisinde dinlediğim ve Mersin
Üniversitesi’nde Kamu Yönetimi Bölümü’nün olduğunu bu programda
öğrendiğim Başkanı da, kent üniversite ilişkisinin olmadığından
Mersinlilerin şikayet ettiğini, halbuki bir öneri getirdiklerinde
üniversitenin birlikte yapmaya hazır olduğunu anlatıyor ve Dil
Edebiyat Derneği etkinliğini örnek veriyordu. Tabii bunun böyle
olmadığını Mersin’de yaşayan her kes biliyor. Üniversitenin kentten
ne kadar uzak ve kentten ayrışmış olduğunu ve bunun içinde hiçbir
gayret sarf etmediğini ve sanırım bu durumdan da memnun olduğunu
ve kente bir katkı sağlamadığını biliyoruz.
Gelelim Dil ve Edebiyat Derneği ile yapılan ekinliğe.
Önce dernek başkanının kim olduğunu ve neler yaptığını bilmek
gerek. Dernek Başkanı Mustafa Erim. Mersin doğumlu olmamasına
rağmen herkesten çok Mersinli, herkesten çok bu kente katkı veren
bir kişi.
Tamamen kendi imkanları ile satın aldığı bir eski Mersin Evi’ni restore
ederek, bir kent müzesi haline getirmiş. Mersin kent tarihi ile ilgili bir
çok öğrencinin bu müzeyi gezmesini sağlayarak kentin kültürüne çok
önemli bir katkı veriyor.
Hep tekrarladığım gibi, basında söylediği sözlerle ve resimlerde
gördüğümüz başkanların aksine kente somut bir yarar sağlayan bir
Başkan.
Belki bir çoklarımızın görmediği bu müzeyi kısa bir süre önce
Başbakan’ın açtığının önemini kavramamız gerekir.
Mustafa Erim Başbakan’ın yoğun programı içerisinde programda
olmadan programı değiştirterek Müzesinin açılışını Başbakan’a
yaptırabilmiş bir kişi. Herhalde Başbakan’ın böyle yararlı bir hizmette
kırmadığı Mustafa Erim’i Mersin Üniversitesinin olumlu karşılaması
çok doğal ve büyütülmeyecek ve bir Üniversite lütfu olarak
gösterilmemesi gereken bir durum olsa gerek.
Geçtiğimiz ay MEÜ Rektörünün daveti üzerine üniversitenin modern
ve dünya ölçeğinde laboratuvarını gezmiştim. Daha sonra Valimizin
organizesi ve desteğiyle organize sanayi yönetimi ile birlikte başlayan
bir çalışmayı da önemsemiş, desteklemiş ve takdir ederek yazmıştım.
Sonuç olarak bu laboratuvarın yeterince tanıtılması ve bölgenin
bundan yararlanması gerektiğini belirtmiş, bunun içinde üniversitenin
öncelikle basın mensuplarını davet ederek bu laboratuvarı tanıtması
gerektiğini önermiştim. Hatta daha sonra böyle bir tanıtımın
masraflarını da kendim karşılamam teklifinde bulunmama rağmen bu
güne kadar bu basit yapılabilecek birkaç saatlik etkinlik te dahi bir yol
kat edilemedi.
Maalesef kentlerde Merkezi İdare – Yerel Yönetim – Üniversite
birlikteliğinin bir saç ayağı şeklinde olması gerekirken ve tüm
Mersin’in yatırımlarının ve gelişme döneminin öncesinde eksik sac
ayakları ile tüm bu gelişmelerin üstesinden gelmeye çalışılıyor.
Hep bir yerden başlamak gerek diye düşünürüm. Mersin Opera ve
Balesi ile kuruluşu aynı tarihe dayanan ve aynı başarısızlık ve kentten
ayrışmada olan üniversite bu durumu sürdürürken Mersin Opera ve
Balesi yeni müdürü ile iki yıl içerisinde tekrar kentle barışık, kente
yüzünü dönen, kenti önemseyen bir anlayışla başarıyı ve birlikteliği
yakaladı.
Önümüzde birkaç ay içerisinde genç Toros üniversitesinin yaptıkları
ortada.
Demek ki istenirse yapılabiliyor. Mersin Üniversitesi için de 20 yıllık
bir gecikme olsa da hala geç değil.
Bir süre önce MEÜ den birkaç öğretim üyesinin Mersin’deki
ayrımcılığı vurgulayan ve tepki çeken sosyal araştırması hatırımızda.
Bu günlerde de kentsel dönüşüme karşı bazı üniversite öğretim
üyelerinin çalışmalarını görüyoruz.
Kente yaptıkları bir pahalı kartpostal kitaptan öteye gitmeyen
şehir planlamacıları ve kente çok önemli katkı verecekken hiçbir
şey yapmayan mimarlık bölümü öğretim üyeleri, kendi yazılarını
yayınlamak için kentin kültür ve sanat derneklerinin içine giren
öğretim üyeleri de kentin belleğinde.
Yine de Mersin üniversitesi bu kentin üniversitesi, bizim
üniversitemiz, her şeye rağmen tek taraflı da olsa üniversitemizi
kazanmaya, kente yüzünü döndürmeye, kente katkı sağlatmaya
çalışmalıyız.
Yükleniyor...
|
![]() |