Bugünlerde çok düşünüyorum… Aslında kaybedeceğimiz tek şeyin bedenimiz olduğu gerçeğini. Gerçeği diyorum çünkü hayatta olduğumuzu kanıtlayan tek şeyin bedenimiz olduğunu biliyorum… geçenlerde bir yazı okudum “sanırım yeryüzündeki cesetler yerin altındakinden fazla” diyordu. Onlarda orda olması gerektiği için orda ve bizde sadece yaşamak için dünyadayız.. Evet bir farkı yok.. Evet yemek, içmek, uyumak, çalışmak dışında yaptığımız hiçbir şey yok… Düşünmüyoruz mesela sorgulamıyoruz, neden dünyadayız yaşamamızın bir amacı var mı çoğu zaman neden tuvalete gittiğimizi bile sorgulamıyoruzdur… Oysa ki ben her gece yıldızlara bakıyorum, onları tek tek sayıyorum sonsuzluklarında kaybolmak hoşuma gidiyor… Korkuyorum bazen bu kadar küçük yer kapladıkları halde nasıl bu kadar büyük bir evreni oluşturabiliyorlar diye… Deniz kenarına gidip olanca nemi içime çekmeyi de seviyorum ben… Sonra düşünüyorum yine bu küçük su damlacıkları nasıl koca bir okyanusu meydana getirebiliyor diye. Koşuşturan insanlara bakıyorum birde, hamile kadınlara, yürüyemeyen insanlara sonra kafamdaki sınıflandırmadan sıyrılıyorum. İnsan diyorum onlar sonra sadece insan… Ve yine ürküyorum organlardan meydana gelmiş bu et parçalarına bakıyorum… Diyorum ki kendi kendime evet onlar birer et parçası çünkü ancak ölü bir et parçası bu kadar soğuk ve ürkütücü olabilir… Ruhlarını bedenlerine şekillendirmiş bu insanlara üzülüyorum… Şimdi anladınız mı ben neden düşünüyorum hani diyorlar ya insanları hayvanlardan ayıran tek özellik düşüncedir diye yanılıyorlar insanları insanlardan ayıran tek şey düşünce ve ruhtur…